İslam Tarihi içerisinde günler,asırlar geçtikçe nice hâdiseler zuhûr etti. Zuhûr eden olaylar karşısında beşeriyet hep konular üzerinden yorumlamalar yaptı , önlemler aldı. Aldığı bu önlemleri  İslâm'ın buyurduklarının dışına çıkmadan almaya büyük gayret gösterdi. Gerek ecdadımız gerekse "Allah katında tek din İslâm'dır "ayetine karşı İslam'ı din olarak kabul etmiş kavim ve devletler bu konulardaki ortaya attığı tezlerde bunu göz önünde bulundurdular. İslam'ın dışındaki farklı sergüzeştlere de girmeden İslam'a zarar gelmemesi için çaba gösterdiler. Bu noktadaki muvaffakiyetlerin beraberinde gelişi, işte bu yüzdendir.

Aziz ecdadımızın bizlere bırakmış olduğu, İslamın temelleri üzerine bina edilmiş aziz mirasa sahip çıkmak bizim bu noktadaki en önemli görevlerimizdendir. İslam Tarihinde ses getirmiş olan Selçuklular, Osmanlılar  İslam ile müşerreflikleriyle, yaptıkları hizmetlerle varlığını asırlar boyu sürdürmüş, hafızlara kazınmıştır. Aziz ecdadımıza bin rahmet olsun…Tarihini bilmeyen bir millet yok olmaya mahkumdur sözünün burada ne kadar öne çıktığını ve kulaklarımıza küpe  olması gerektiğinin önemini bu vesile ile de bir kez daha  anlamış oluyoruz.

Tarih bir milletin gelecekte var oluşunu,ayakta durup duramayacağını ortaya koyar.Fiili adımlar,oluşacak düşünceler ve önlem alınması gereken noktalar bakımından olmassa olmazdır. Tarihin bir tekerrürden ibaret olduğu anlayışını göz önünde bulundurduğumuzda bunun ne denli önemli olduğunu daha açık bir şekilde kavrayabiliyoruz.

Yıkılan Devletler ve yok olan devletlerin tarihine baktığımızda bu süreç içerisinde düştükleri hataları düzeltici adımlar atmamları ve yaptıkları büyük yanışların da olduğunu görebiliyoruz. Günümüzde Tarihin hakikatleriyle yüzleşmeyen bir çok devletin yok olacağı görüşünü burada ifade etmek gayet yerinde olur. İşte başta sorduğumuz sorunun cevabı bu anlattıklarımızdadır.

Bizler tarihimize sahip çıkarak ve bunun uğrunda çaba göstererek varlığımızı daim kılacağız. Attığımız adımlar daha sıkı ve yerinde adımlar olacak. Tarihin geçmişten haber vermesi ve geleceğe doğru adeta bir el feneri görevi görmesi bizim önümüzü aydınlatıcı nitelikte olması önemli ve göz ardı edilmemesi gerek bir hususiyettir. Geleceğe karşı bakış açımızı şekillendirirken yapmamız gerek maziye bakıp dersler ve ibretler çıkarmaktır. Bu konularda araştırmalar yapıp neslin ihyası için uğraşılması önemli noktalardandır. Milletleri devam ettirecek olan genç nesillerin bu şuurda olması ve bunun izinde doğru adımlar atması için bizlere çok iş düşüyor. Bu tür  vazifeleri kendimize olmasa olmaz olarak belirlediğimiz takdirde hem kendimizin bu noktadaki bilgi ve birikimini artırmış olur, hem de Tarihi bilinci uyandırmış ve amacımıza hizmet etmiş oluruz. Tarihin unutturulduğu ve unutturulmaya çalışıldığı dönemlerdeki mücadelelerin altında aslında hedefin İslam olduğunu tarihi süreçteki fiiliyat,demeç ve söylemlerden analayabiliyoruz. Bizler davamıza sahip çıktığımız,bu dava uğruna ahdimizi,yeminimizi ortaya koyduğumuz takdirde amacımızın sonu muvaffakiyet olacaktır. Asla unutamayacağımız aziz ecdadımızın şanlı zaferler ve fütuhatlarla taçlandırdığı İslam Tarihi hususiyet arz eden nokta olup bunun öneminin günümüzde ne denli bağzı mihraklar tarafından yok sayılıp unutturulmaya da çalışıldığına şahitlik ediyoruz.

Genel manada tarihi bilinç ve tarihin neresinde durulması gerektiğini anlattığımız bu yazımızda aslında hakkın ve hakikatin ne denli kendini gösterip, hakkın yanlıları olanların nasıl muvaffakiyetler aldıklarından bahsetmiş olduk. Bu konularda uyanmamız gereken bağzı noktalar var. Bu noktalar ise İslam ın ipine sımsıkı sarılıp Rasulullahın sünnet-i seniyyesinden ayrılmamak olduğunu anlıyoruz. Günümüzde ve gelecekte eğer muvaffakiyetler elde etmek istiyorsak asfalt yol, rahat ve huzurlu yol buradan geçiyor. Allaha ve Rasülüne uğramayan araç,otobüs,tren`, çıkmayan hiçbir yol muvaffakiyetle sonuçlanmaz. Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu ve bunun bizim çabalarımızla mazide yapılmış hataların doğruya çevrilip,doğru yapılanların tekrarlanmasının da mümkün olduğunu arz ettik. Bu süreçte şahsiyetlerin üzerine düşen görevin ne kadar önemli olduğunu ve bu uğurda konumundan bahsederek tarih içerisindeki yerinin de belli olduğunu ve belirtilen noktaların dışına çıkmadığı takdirde hep muvaffak olacağını dile getirdik.

Bu temenniler ile sonuna yaklaştığımız ramazan ayının rahmeti ve bereketinden istifade eden, affedilen kullardan olmanız temennisi ile dualar ederim. Şimdiden de Bayramınızı tebrik eder füyüzatından  ve berekatından faydalanan kullardan olmanızı temenni eder,ettiğiniz yakarışaların kabe-i muazzama ve Medine-i münevverede kabul olunan duaların arasına ilhak edilmesini temenni ederim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.