Ne demek meselâ nefret dili? Ya da ne söylediğinizde karşınızdaki insanda ya da toplumda nefreti pompalamış oluyorsunuz? Belki de ne söylemediğinizdedir, neyi söyleyemediğinizdedir? Hatta ve hatta söylemeniz gerekenleri dil tembelliği hâline getirip, kalplerinizin kabız olmasının sonucunda da iyice hoşafa dönen hayatlarınızın samanlığında, ihtiyaç hâlinde sadece eşek gibi anırarak kullandığınız bir dil olabilme ihtimâli de nefret dili kapsamındadır. Olamaz mı? Efendimiz;" haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır" dediğine göre, demek ki söylemediklerimizde de nefret dili mevcut.

Peki ülkemizde fazlasıyla icrâ edildiği söylenen şu nefret diline bir bakalım mı? Bakalım;

Meselâ yakın geçmişte darbe teşebbüsünde bulunanlara açık ve gizli destek veren insanların, hâlâ bunun imâsında bulunması nefret dilinden sayılmazken, sizin buna tepki gösterip doğal olarak karşılığını alacaklarını söylemeniz, nefret dili kategorisinde yerini alıyor.

Allah'ın âyetlerde açıkça bildirip lânetlediği eşcinselliği size bir toplum formu olarak sunmaları, inancınıza dolaylı biçimde, sözsel ifâdelerden ziyade, eylemsel şekilde dayatmaları nefret dili kapsamında yer almazken, sizin bu duruma gösterdiğiniz tepki, nefret dili sayılıyor.

Okul adı altında çocukların en verimli yıllarını eğitim dedikleri, yasalarla korunaklı hâle getirip dayattıkları ideolojik din âyinleri size karşı yapılan nefret suçu kapsamında yerini almazken, sizin; onların taptıklarına tapmayacağınızı, tarihinizi doğru kaynaktan, atanızı özgürce seçme hakkından mahrum olduğunuzu ifâde etmeniz, sizi şak diye nefret pompalayıcısı yaftasıyla karşı karşıya bırakıyor. O kadar karmaşık bir hâle geldi ki bu mevzû; eleştiri de, farklı bir bakış açısı da, hatta hakkınız olanı talep etmeniz bile 'nefret dili' denilerek işin içinden paçayı sıyırıyorlar. Kavramın çok da afilli bir çağrışımı var ki, dile getiren insan, sanki dünyanın en erdemli insanıymış gibi sağından solundan fişenk fışkırttırıyor.

Nedir peki bu talep ettikleri barış dili? Entel-dantel takımın ağzından düşürmediği şu barış dilinin altını kaldırdığınızda, buram buram tarafgirlik kokuyor. Sizin yıllardır ezilip büzülmenize sesini çıkarmayan bu çok bilmiş teraneler, sıra kendi cenahının pisliklerini örtmeye gelince barış güvercini kesiliyor. Hayır, yani bir form sundukları falan da yok. Öyle boş boş, lâf olsun torba dolsun kâbilinden. Sadece onlar mı? Sizin içinizden bile, nefret dili kullandığınıza dair eleştiriler alıyorsunuz.

Birileri ya şu ülkenin yıllardır içinde bulunduğu duruma bir barış dili icâd etsin, ya da kimse nefret dili diye diye iyice hoşaf olup bananeciliği oynayarak tepkisiz kalsın. Evet, 'nefret dili' tanımı, tepkiye karşı çekilmiş bir settir. Bu ülkenin geçmişine baktığımızda, uzlaşı olabileceğine dair bir umut taşıyan insanın; süzme saf olduğunu söyleyebiliriz sanırım. Bize düşen ise; ne provakasyonlara gelecek kadar öfkeli, ne de tehlikeyi farkedemeyecek kadar gevşek olmamamız gerektiğidir. Şu barış dilini ha bire vurgulayan 'erdemli' tayfa da, bir an önce ya bir söz söylesin, ya da ebediyyen sussun. Öyle gökyüzüne güvercin fırlatarak, Mesnevî'den Yunus'dan söz paylaşarak olmuyor barış. Sahaya inin biraz, tribünlerden vip koltuklarda maça müdahâle etmenizden çok sıkıldık.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.