Önce başlığı neden böyle seçtim, ona bir açıklık getireyim.
İsveç, ikinci dünya savaşından Gestapoyu kafaya alarak, çok karlı ve oldukça zebgin çıkabilmiş, dünyanın tek ülkesidir.

Bencileyin geçmişteki bu başarı şimdilerde Corona ile deneniyor.

Bu danstan başarıyla çıkarsa !!!, yani bir taşla bir kaç kuşu vurmayı becerirse !!!, bu danstan oldukça karlı çıkacak. En azından görüntü bu. Şahsen bu işten başarı ile çıkacağına dair bir işaret yok, Corona, gestapodan daha becerikli !!! sanki ,,,

Bir arkadaşım İsveç eliti kendini güvenceye aldı, hiç biri ortada görünmüyor dedi. Gerçekten de İsveç eliti, yani kraliyet çevresi, siysiler, brokratlar, zenginler sırra kadem basmıştı çoktan. Çok gerekirse İnternet bağlantısı kuruluyordu bu zevatla. Çok nadir basın karşısına çıkan hükümet yetkililerinin suratlarından düşen bin parça oluyordu …

Size biraz Stockholmü anlatmaya çalışayım.
1983 Yılında Stockholm’e avdet etmiş bulundum. İlk gözüme çarpan, İsveç’linin Yunan mitolojisinden fırlamış heykelleri andıran güzellikleriydi. İlla da hatunları !!!

İsveç, kadın ve çocuk cenneti olarak tanınıyordu tüm dünyada. Gerçkten de haddinize düşmüşse milletin önünde çocuğunuza bir tokat atmış olun, bitmez tükenmez sorgulamalar ve devlet görevlilerini sayısız ziyareti sonucu, çocuğunuza elinizden alıp bir bakım evine vermeleri hiç yadırganmazdı.

Bir fahişeyi eve çağırıp parasını ödemiş !!! bile olsanız onu o istemediği andan itibaren sexe zorlamanız, kendinizi tecavüzden mahkemede bulmanız hiç te yabancımız olan şeyler değildi

Bu şehirde birinden sex talep etmek, bir bardak su rica etmekten daha kolaydır. Yerinde ve usulünce teklif edilmişse genelde hayır sözcüğü ile karşılanmaz.

Yalnız siz siz olacaksınız bu teklifinizi kabul edip eve gelmiş hatunu sex yapmaya zorlamayacaklsınız, bu hatayı yapan göçmenlerin mahkeme, hapislik hikayeleri hiç te az değildir. Neyse geçelim …

Bu tutum ve davranışların medeniyetin boyutlarının !!! nerelere vardığına şahit olmak açısından hayran olmamak elde değildi !!!

Derken, gel zaman dit zaman oldu, köprülerin altından çok sular aktı. İsveç’çeye hakim oldukça ve İsveçlilerle yakın temas gerçekleşince işin rengi değişti. Tabi bu süreç en az on yılımı aldı.
Bu insanlar aklın hafzalanın almayacağı kadar egoist ve duygusuzdular sanki …

İsveç’te insanlar genellikle çok yaşar. Yüz ve ilerisi yaşamak çok normaldir buralarda. Yaşlılar yüzde doksan yaşlı bakım evlerinde ölümü beklerler. Buraya kadar normal kabul edilse bile, Noelden Noele ebeveynlerini ziyaret edenlerin bu yaptıklarıyla övünmelerini görünce ikinci şoku yaşadım.

Dediğim birinci şokumu bu insanların egoizminin boyutlarını görünce yaşamıştım. İkinci şoku, Noelden Noele ziyaretle övünmeyi duyunca yaşadım. Çünkü çoğu bu Noelden Noele ziyarete de zaman bulamıyorlarmış.

Bu durumu kabul edecek bir hissiyatım olamazdı. Annem aklıma geldi. Evimin yolu üzerinde otururdu, bir kez olsun eve giderken ona uğramadan eve gitmişsem, ki böyle birşeyi yaptığım hiç aklıma gelmiyor, o gün korkunç bir boşluk hissederdim. Bu durum kardeşlerim için de böyleydi.

Bugün, bakım evlerinde ziyaretçi bekleyen yaşlılar, benim sözünü ettiğim dönemin gençleridir.Onların çocuklarına sitem etmesi diye bir duyguları yoktur sanırım. Çünkü onlar da zamanında farklı davranmamışlardı ebeveynlerine. Köpeklerini gezdirmek için zamanları vardı ama, ebeveynlerine ayıracak zaman bulamamışlardı. Yani yaşam biçimleri buydu. Gördükleri buydu yani ebeveynlarinden. Sosyal mesafelerin uzaklıkları, onların yaşam biçimiydi ve metrelerle ölçülemezdi.

Şimdi Stockholm’de bir senfonik melodi yükseliyor. Duyuyorum, duymamak olanaksız. Yaşlıların el salladıklarını göremiyorum, ama sanki bu halden hiç hoşnut değiller. Hakları olmasa da, bir protesto melodisi sanki.

Bugün İsveç’in en büyük gazetesinde şöyle bir başlık vardı ’’ Korona taşıyan bir hasta, yaşlıların bulunduğu bakım evine geri gönderildi.

( Devam edip, bugünki Stockholm seyahatimi, yani zorunlu doktor ziyaretimde şahit olduğum felaketi !!!anlatacağım …Bu anbulans uçak, Kürdo Baksi ve bu konudaki medyanın rezil durumunu değerlendireceğim. Tabi eski solcuların, PKK'lıların ve Fetöcülerin bu konudaki kampanyalarına da değineceğim...Sevgiyle kalın. EVDE KALIN ...)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.