Annemi anlatayım biraz. 13 yaşında evlenmiş babamla. Babam 35 yaşlarındaymış...

Evlenmiş diyorum ama, evlendirilmiş demek daha doğru olur.

Annem o dönemi şöyle anlatırdı '' Evlenmek falan nedir bilmiyordum o zamanlar, babam için '' Bu amca acaba son zamanlarda neden sık sık evimize geliyor diye merak ederdim. Bana bakışları da bir tuhaftı...'' Neyse annem 13 yaşında, mutlu !!! bir şekilde bilmediği dünya evine giriyor.

Bana hamileyken, gayrı meşru ilişki ile suçlanarak hapse giriyor. Mutlu !!! bir evlilik sürecinde 7 çocuk dünyaya getiriyor. Sekizinciye hamileyken, bunu nasıl engellerim diye çare ararken, akıllının biri, örgü şişleriyle bu işin çözülebilecğini öneriyor.

Annem de örgü şişleriyle bu işi beceriyor lakin, o olaydan sonra kanaması durmuyor.

Annem çok sigara içer fakat kül tablasına ihtiyaç duymazdı. Çünkü sigaranın külünü hiç zayi etmeden yerdi. Yetmeyince sağdan soldan bulduğu topağı da keflerdi... Meğerse kan eksikliğindenmiş.. Nereden bilecektik ki. Yaşamında, bir oğlu 16 yaşında öldürülmüş, bir oğlu üç yaşındaa hastalıktan ölmüş, kızı gözlerinin önünde bıçaklanmıştı ...

Çok ilginç bir anım var Urfa kalesinin yanı başındaki mezarlıktaki mezarının taşına tabanca figürü kazımıştık. Çünkü mezarlıktaki bir çok mezarın taşında tabanca figürü vardı '' Tabancayla vurulmuştur '' diye ... Oysa kardelşim hastalıktan, şimdi anımsamadığım bir hastalıktan ölmüştü. Tek hatırladığım bacağındaki tüm bacağını kaplamış yarası ve bir deri bir kemik kalmasıydı... Doktora götürülmemişti tabi... O zamanlar doktor hem çok azdı ve çok pahllıydı ...

Sonradan anlattığına göre bu kanlı haliyle babamın kucak ihtiyacını karşılamak en büyük azapmış onun için. Annemi babamdan boşayıp yanıma aldığımda en çok bu kucak işinden kurtulduğu için bana dua ederdi.

Şahan'ın dedesi, Kenan Evren'in başlattığı okuma yazma seferberliüğinden etkilenerek, kitap, defter, kalem alıp boynuna bir de silgi asarak yakınımızdaki okula kayıt etmişti annemi ...

Annem tek bir harfi bile tanımazdı çünkü.
Hepimiz bu işe çok sevindik tabi. Lakin annem boynuda asılı silgisiyle okula bir kaç gün gidip, bıraktı... '' Bugün A'yı öğreniyorum ama B'yi ezberleyince, bu dafa A'yı unutuyorum, kafam çok kalın '' demişti...Bizde zorlamamıştık gayrı...

Annemle aramda 13 yaş fark vardı, belkide 12, o da bilemezdi tam yaşını çünkü ...

Rahim kanseri olmuştu. Doktorlar karnını açınca '' Artık yapılacak bir şey yok '' deyip kapatmışlardı...

Yüksek tansiyonu vardı. Bir gece uyuyup uyanmamıştı.

En büyük duası '' Rabbim beni ele ayağa düşürme, kiimseye muhtaç atme '' idi ve duası kabul olmuştu bence.

Annemin cenazesine, tıpkı babamda olduğu gibi gitmek nasip olmamıştı tabi ....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.