Bu gece bütün gün sigaram yoktu. Başım dönmüştü. Gecenin 12 sinde sigara almak için şehre inmeye karar verdim. Banliyö durağında, banliyönün gelmesine yirmi dakika vardı. Durakta iki genç kız fosur fosur sigara tüttürüyorlardı, ellerinde biraları. Onlardan sigara istedim, son sigaramız dediler. Sigara alışkanlığı öyle kötü bir şeydir ki, insanı çok rahat dilenci konumuna getirir.

Felç olduktan sonra sekiz yıl sigarayı bırakmıştım ve sekiz yıl ertesinde bir sigara, bir sigara daha derken, iki yıldır sigara içmekteyim ve bir türlü bırakamıyorum tabi. Gerekçemi istersiniz, gerekçe gırla.

Neyse, yarım saatlik yol boyunca tek açık bir kiosk ( Bu kiosk, köşkten geliyor, epidemiden önce 24 saat açıktı bunlar. İsveç kıralı Osmanlılar zamanında bir süre Türkiyede kaldığında bu köşkleri o zamanlardan etkilenerek yaptırdığı söylenir. )

Türkiye saatıyla saat ikide, Stockholm'de tahtelbahar -2, her taraf buz. Zar zor Vasa caddesindeki, 7 Elevenin önüne gelebildim. Giren çıkan olmadığı için dükkanın kapısının kilitli olduğunu sanarak sigara içen birinden bir sigara istedim. Göçmendi tabi ve sigara paketini bana uzattı. İçinde tek sigara vardı, almam dediysem de bende yedeği var deyip ısrar etti.

Alır almaz, 7 Eleven açık, beş dakika sonra kapanacak dedi. Hemen dükkana dalıp, son dakikada sigara ve portakal suyu alıp dışarı çıktığımda adam halen oradaydı. Sigara aldyğımı ve bu malboronun benim için çok sert olduğunu söyleyip, tek sigara kalmış paketini geri verdim.

O buz gibi soğukta sigaralarımızı tüttürürken, nerden geldiğini sordum. Suriyeden geliyorum dedi.

Ben Türkiyedenim dedim.

Kürtmüsün diye sordu, evet dedim ve başladık Kürtçe muhabbete.

Şengalden geliyormuş, duru bir Kurmanci konuşmaktaydı. PKK'nın Şengalde Kürt halkını nasıl haraca bağladığını ve her kesi vergi adı altında nasıl soyduğunu, kendisinin de nasıl PKK dan kurtulduğunu anlattı heyecanla.

Adam bu haraca bağlama işini anlatınca aklıma bir pizzacı arkadaşım geldi.

Bir gün bu dükkana gittiğimde palabıyıklı pejmurde bir tipin oturduğunu gördüm. İlgimi çekmişti sordum bu kim diye. PKK'ya aidat vermemizi bekliyor dedi. Yahu neden haraç veriyorsun, polise şikayet etsene dedim.

Bu iş o kadar kolay değil Urfa'nın ... köyünde babam var, kardeşlerim var vermesen onları ölmüş bil diyorlarmış.

Gerçekten de durum vahimdi ...

HDP-PKK demokrasisi böyle işliyordu işte ... Yeme de yanında yat yani ...

Vax malamını ...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.