Samsun-İlkadım.
Yıl 2007'ydi. Tayinim Terme İlköğretim Okulu'ndan Samsun ili İlkadım ilçesine bağlı İstiklâl İlkokulu'na çıkmıştı. Hem mutluydum hem de değildim.Zira 13 yılım geçmişti Terme"de. Memnundum oradan, çok güzel dostluklarım olmuştu orada, koskoca 13 yıl. Oradan ayrılıp gitmek o kadar kolay olmasa gerek. Bunun yanında birinci sınıf okutmuştum, 30 tane canlarım öğrencilerim var idi orada. Onlardan ayrılmak çok da zor olsa gerek...

Hayatta ayrılıklar çok zordur. Bir yere istemeyerek gidersin, hatta oraya "sürgün" gönderirler, sonra orada dostlukların oluşur da oradan bile ayrılmak zor gelir insana. Ben deniz, bu tür ayrılıklar çok yaşadım, bu konuda hayli tecrübeli olduğumu söyleyebilirim. Terme'deki okulumdan ayrılışım Ağustos ayına denk gelmişti. Okullar yaz tatilindeydi, iyi ki tatilde ayrılmışım. O masum öğrencilerimin ağlamaklarını görmek istemezdim.

Ayrılacak olduğum gün okulumuzun me'muru okulda yoktu, okuldan ayrılış yazımı her daim kıymet verdiğim ve saygı duyduğum, büyüğüm meslektaşım okulun müd.yrdcısı Abdullah TUNÇ Hocam yazmıştı. O yazıyla beraber Terme'deki 13 yılımı noktalamış oldum. Getir getirebilirsen o günleri geri. Değil o günleri geri getirmek, bütün insanlık bir araya gelse geçen bir saniyeyi dahi geri getiremez. Allah Teâla'nın takdiri ilâhisi; Allah'in yasaları geçmişte de böyleydi, şimdi de böyle, gelecekte de böyle olacaktır. Yaratıcımız ve Yaşatıcımıza binlerce kez şükürler olsun ki, biz böyle inanırız. O'nun ortaya koyduğu hükümleri O'ndan başka değiştirecek yoktur. "Âlemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun" Fatiha suresi, (Ayet:1).

Yeni tayin olduğum "İstiklâl İlköğretim Okulu'nu daha önce görmüştüm. Samsun genelinde en başarılı bir kaç okuldan birisiydi. Ünlü bir okuldu, Samsun merkezde kime sorarsan okulu bilir ve çok başarılı bir okul olduğunu söylerdi. Böyle bir okula tayinimin çıkmasından da mutluydum. Okula geldiğimde beni göreve Müd. Baş.Yar. Mustafa ARIKAN Bey göreve başlatmıştı. Yeni okulumun 4 tane müdür yardımcısı 80 civarında öğretmeni 1800 civarında da öğrencisi vardı. Çok tercih edilen okul olduğu için herkes oraya öğrenci veremiyordu. Geldiğim okul da o okuldan pek farkı yoktu. Sadece veli ve òğrenci profili biraz daha düzeyliydi. Beni müdür yardımcıları ve diğer personel sıcak karşılamışlardı. Okul müdürümüz Mehmet SAKA Bey o esnada orada yoktu. O esnada sanırım okula benim gibi tayını çıkan Nalan BAYAR Hoca Hanımla tanıştım. Uzun yıllar Nalan Hoca ile zümre arkadaşlığı yaptık. O senesi 7 sınf öğretmenin tayini çıkmıstı İstiklâl İlkokulu'na. 6 öğretmen birinci sınıfı almıştı. Uzun yıllar bu öğretmen grubuyla zümre arkadaşlığı yaptık. Çok başarılı çalışmalar sergilemiştik.

İstiklâl İlkokulu’ndan hatıralar (1)

O yıl okullar açıldığında öğretmenler sabahın 9 unda akın akın okula gelmeye başlamışlardı. Daha önceden beraber çalıştıkları arkadaşlarıni görmenin heyecanını yaşıyorlardı sanki. Bize de " Hoş geldiniz, hayırlı olsun" diyorlardı. Doğrusu sıcak bir ortamla karşılaştık. 80 civarında öğretmen vardı okulda. Hemen hemen tüm öğretmenler tecrübeli ve olgun oldukları hallerinden belliydi. Çok entellektüel ( çeşitlilik) arz eden bir öğretmen kadrosu. Kimler yoktu ki? LİKOĞLU Hasan, Sedef Hanımlar, Yaşar AYDIN, İbrahim AYDIN, Yusuf ERTÜRK, Halit KÜÇÜK, Beytullah KONAK, Saim YILMAZ, İsmail AYKURT, Adem BOZ, .ilk akla gelenler. Hemşerilerim de çoktu: Mehmet SAKA okul müdürümüz, Mustafa ARIKAN müdür yardımcımız, Hamza, Hasan, bir Hasan daha, Cemile... öğretmenlerimiz. ( Şu anda bunlardan kimse okulda kalmadı). Zaten Trabzonlunun olmadığı yer mi var? Ordu ve Giresun'dan da çok öğretmen vardı okulda. Onlar da tabi ki hemşerilerimdir.

Okul Müdürümüz Mehmet SAKA Hocamız birinci sınıfı okutacak öğretmenleri kendi odasında toplamıştı. İlk defa orada müdürle karşılaştık. O zamana kadar bir seminerde olması dolayısıyla okula gelmemişti. Tok sesli , şik giyinimli ve güler yüzlü oluşuyla dikkat çekiyordu. Bize çok yakın davrandı, okul hakkında bilgi verdi, birinci sınıfların oluşturulması hakkında ve okulun genel işleyişi hakkında bize bilgi verdi. Buradan Müdürüm Mehmet SAKA'ya selâm eder, sağlık ve uzun ömür dilerim. Kendisiyle 6 yıl 6 ay beraber gòrev yaptık. Şu an ise Sakarya İlkokulu'nun müdürlüğünü yürütmektedir. Arada görüşüyoruz.

Derken okul başlamıştı, okulun bahçesi öğrenciler ve velilerle kaynıyordu. İğne atsan yere düşmezdi. Tabi burada okulun bahçesinin küçük olması da etkendi. 37 kişilik öğrenci listesiyle 1/D sınıfına girdim. Arkadan veliler ve öğrenciler beni takiben sınıfa girdiler. Velilerimiz ve öğrenciler son derece heyecanlı olduğu gözlerinden okunuyordu. Velilere ve öğrencilere baktığımda uzaktan da olsa aralarından tanıdığım kimse yoktu. Velilerin duruşlarına, bakışlarına, konuşmalarına ve davranışlarına bakıldığında kültür seviyeleri her hâlükarda düzeyli olduğu anlaşılıyordu. O kalabalığın içinde uzun bir konuşma yapmanın doğru olmayacağını biliyordum. Kısaca kendimi tanıttım, tecrübeli öğretmen olduğumu, bana güvenmenizi, her birinizin çocuğu bana bırakılmış bir emanet olduğunu ve Allah'ın izniyle sizinle beraber başarılı olacağımızı belirttikten sonra bu meyanda kısa bir konuşma yaptım. Değerli velilerim; "sizlerle pek yakın zamanda veli toplantısı yaparak daha geniş bir şekilde bu konuları konuşacağız, birbirimizi daha yakından tanıma fırsatımız olacaktır diyerek sınıftan çıkmalarını ve öğrencilerimle beni başbaşa bırakmanızı istirham ediyorum" dedim. Her biri söylediklerimi makul görerek sınıftan çıktılar. Böylece öğrencilerimle baş başa kaldık, Bòylece beş yıl sürecek olan yolculuk başlamıs oldu. Öğrenciler hepsi pırılpırıldı. Çok güzel bir beş yıldı. İlk defa 1. Sınıftan alıp 5.sınıfa kadar okuttuğum bir sınıftı. O şekilde başarınızı daha iyi test edersiniz. Parça parça okutulan sınıflarda ögretmenlerin başarıları pek anlaşılmaz. İnsanın kendisini övmesi doğru olmadığını biliyorum ama o beş yıllık süreç başarılı bir süreç olduğunu söyleyebilirim. Bu beş yıl içerisinde neler olup bittiğini önemli gördüğüm bölümleri yazmaya çalışacağım inşallah.

Ben İSTİKLÂL İLKOKULU'NDAKİ ihatıralarımı bölüm bölüm sunmayı daha uygun olacağını düşünüyorum. Hepsini aynı başlık altında yazmak hem zor hem de çok uzun bir yazı olur kanaatindeyim. İnşallah yazının devamı gelecektir. Satırlar, anıları hatırlatır. Onun için inşallah! yazmaya devam diyorum. Selâm ve Duâ ile...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.