HASRET SONA MI ERECEK ?

Tarihtir geçmişi günümüze ,günümüzü geçmişe götüren. Yapılması ve ibret alınması gereken gerek iyi gerekse de kötü fiiliyatlar mevcuttur. Günümüz ve âtî nesillerimize telkin edeceğimiz ibretlik hadiseler, önemli noktalar ve vazgeçilmemesi, ilelebet daim olması gereken davalar vardır. 

Fatih Sultan Mehmed Han hazretlerinin  kurûn-ı vusta 'yı kapatıp yeni bir çağ başlatması, Kostantinopolis'in fethedilmesi ve İslam şehri olması ile başlayan süreçte artık Efendimizin hadis-i şerifine Mazhar olmak için çıkılan yolda zaferin ve hakkın batıla galebe çalışının simgesi olan Ayasofya kilisesi'ni camii şerife dönüştürülmesi adımı atıldı. Fatih Sultan Mehmet Han tarafından dini ibadetlere ,mezhebe , meşrebe  bakmadan; ayırt etmeden, âdil bir düzenle attığı adımlar gerek Türk Tarihi gerekse İslam Tarihi açısından mühim hadiselerdir. Biz millet olarak aziz ecdâdımızdan yadigâr olan bir özelliğe sahibiz. Ne mi o özellik ? O özellik hoşgörülü olma ve bunu milletçe uygulamamızdır. Efendimiz (sav) in hadisine Mazhar olan bir komutanın ,hukumdârın torunları olarak savunmamız ve  sahip çıkmamız gereken önemli noktalar vardır. O noktalardan en önemlisi Ayasofya Camii şerifidir. Çünkü asıl davadır…

Kalbi mühürlenmiş , Allah'tan, dinden, tarihten haberi olmayan kafaların Ayasofya Camii şerifini aslî sûretinden bambaşka bir sûrete çevirmeleri ve bunun için çabaları ne İslam ile ne de Türklük ile alakalıdır. İleriden gelen İslam düşmanlığı neticesinde ve tarihe olan husumetlerinden dolayı bu aslî suretten bambaşka bir surete çevirme çabaları ve bu noktada muvaffak olmaları aslında onların hayır ile yâd edilmelerinden (ki böyle bir şey söz konusu dahi olamaz) ziyâde lânet ile yâd edilmelerine yol açtı. Bir mâbedin asırlar boyu Camii statüsünde bulunup buraya pis ellerini uzatıp, buralardan düşmanlıklarını da ortaya koydukları çok açık ve nettir. Tarih tekerrürden ibârettir... O gün gelmiştir.

 Günlerini saydığımız Ayasofya Camiinin aslî statüsünde tekrar Ümmet-i Muhammed'e ibadete açılması gerekmektedir. Devlet yöneticilerimize ve bu noktada tarihe âdetâ kara bir leke olarak geçen kapanma ve müze dönemleri bir an önce sonlandırılmalıdır. Bu noktada yetkili mercî başta mahkemeler değil millettir. Millet ne derse ; ki milletimiz camii olarak kullanılması taraftarı bir an önce onun bunun kararına bakılmadan tez ibadete açılması tarafındadır. Ayasofya  zincirinin kırılması hayırların, berekâtların ve füyûzâtların üzerimize yağması demektir. Ayasofya camii ni  tekrar  aslî statüsüne  getirenleri milletimiz ve İslam âlemi unutmayacak ve hep hayır dua ile yâd edecektir. Bu kime nasip olur olmaz onu orası ileriki süreçte ortaya çıkacaktır. Rabbim  orada anlımızı secdeye koyup ,bir cuma vaktinde minberden İslam birliğinin ilân edildigi günleri görmeyi  bizlere nasib-i müesser eylesin.

 Yolumuz açık, sonumuz İslâm üzere olsun...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.