Son zamanlarda koronavirüs nedeniyle televizyon ekranlarına tıp doktorlarını sıkça görürolduk. Bizlere virüs hakkinda analizler yapmaktadırlar. Kamuoyunu aydinlatıyorlar, Ayrıca sağlık çalışanlarımız gecesini gündüzüne katarak, her türlü hayati riski de göz önüne alarak büyük bir gayretle çalıştıklarını müşahede etmekteyiz. Bütün sağlık çalışanlarına müteşekkiriz.

Burada, devlet olarak tıp dünyasında ebeyce ònde olduğumuzu görmekteyiz. Sağlık ve ulaşım konusunda son zamanlarda devletimiz büyük aşamalar kaydettiği aşikârdır. Bu bakımdan emeği geçenlerden Hak Teâlâ razı olsun.

Bu konularla alakalı olarak her gün yüzlerce makale ve köşe yazıları yazılmakta, değerlendirmeler yapılmaktadır. Bizler de tv ekranlarından ve günlük gazete sayfalarından takip etmekteyiz.

Bu konularda bana söz düşmeyeceğini de biliyorum. Ben baska bir konuya dikkat çekmeye çalışacağim. Bu kısacık giriş cümlelerini yazmamın sebebi; konunun daha iyi anlaşılması açısından yazma gereği duyduğumu ifade edebilirim.

Değişik vesilelerle değişik konularda ekran ekran gezip konuşan meşhur isimler var. Bütün tv kanalları sanki onlarınmış gibi her gün bir kanalda saatlerce konuşuyorlar. Günlük yazetelerde de onların yazıları yer almaktadır. O kimselerin seslerini ve yorumlarını duymaktan artık usanmış durumdayız. Sanki bu gökkubbenin altında onlardan başka konuşacak fikir beyan edecek yokmuş gibi. Onlardan hiç birisi: filân yerde de "isimsiz kahramanlar var" biraz da onların bilgisine müracaat edelim diyene rastlayamazsınız. Bencillik duygusu bütün hücrelerini sarmış durumdadır. Bencillik de şeytandandır.

Özellikle 20. Yüzyılın "lâikliği" bir din olarak benimsemiş sözüm ona düşünce insanları , sosyal , ekonomik, siyasi ve dini konuları değerlendirmelerine bayılıyorum. Onları dinleyince ne kadar bahtiyar olduğumu anlatamam. Zira bu düşünürler, çok entellektüeller, her konunun uzmaniymış gibi yorumlar ortaya koymaktadırlar.

Bir tanesini akşam dinliyorum. Eminim "Elif" demesini bilmez. İsminin başında "Dr" ibaresi var. (Kutsal bir şey imiş gibi). Bir de emekli subay. Koronavirüs uzmanıymış gibi değerlendirmeler yapiyor, bir de "bilim" ve "aklın" bir ilâhmış (hâşa) gibi sunması dikkatimi çekti. Dinin sadece bir inanç olarak hapsedilmesi ve asla davranışlara ve devletin işlerine karıştırılmaması gerektiğini ulusal bir kanalda inanarak ve bütün ciddi duruşuyla anlatıyordu. Muhtemelen milyonlar da o adamı dinliyordu. Böyle kafalar bence "koronavirüsten" onlarca kez daha tehlikelidir. Zira ; " Yerin ve göğün orduları Allah'ındır" (Fetih suresi ayet: 7)

" Yerde ve gökte her ne varsa O'nun yüceliğini tesbih etmektedir. Mülk O'nundur. Hamd O'nadır ve O her şeye kâdirdir" (Teğabun: Ayet;1) buyurmaktadır Yüce Rabbimiz.
Sözüm ona konuşmacı: "Koronavirüs bize bilimin ve aklın önemini öğretti,bu işler bilimle akılla çözülür, din adamıyla dinle ilgisi yoktur" diyerek aklı ve bilimi (hâşa) Allah"tan ve dinden ayırmaya çalışıyor.

Be gâfil adam. Neyi kimden ayırıyorsun. İlim de bilim de akıl da tıp ilmi de fen ilmi de din ilmi de hep O'nundur. Din ilmini fen ilminden ayırmak çok tehlikelidir. O kadar büyük tehlikedir ki insan neslinin gerçek imanın kodlarıyla oynamaktır. Sizin doğa kanunu dediğiniz o yasaları kim koydu? Doğa koydu derseniz şirkin büyüğünü işliyorsunuz da haberiniz yok. Allah ıslah etsin.

Gözlük ve gözlükçüye önem veriyorsun da gözü yaratana niye önem vermiyorsun?

Ey! Astronotlar: Evrenin esrarından, galaksisinden, yıldızlarından, güneşinden, ayından ve mükemmel ve hatasız muntazamlığından bahsediyorsunuz da bu eserleri ortaya koyan Müessirinden neden bahsetmezsiniz?

Hastalığımızı tedavi eden doktora, defalarca teşekkür ediyoruz da, bizden hiç bir ücret almadan bizleri yok iken var eden ve varlığından haberdar eden Yüce Yaratıcımıza neden şükretmeyiz?

Onun için bu gâfil insanları dinlerken dikkatle dinlemeli, ya da dinlememeliyiz. Allah korusun, hiç farkımızda olmadan şerke düşeriz. Allah Teâlâ, şirkten başka her türlü günahı bağışlayacağını bize haber veriyor. Günümüzün en büyük hastalığı malesef ŞİRKTİR. Allah' a şirk koşanların varacağı yer cehennemdir. Bu şirk öyle bir hastalıktır ki; insanlık var olduğu günden beri vardır, kıyamete kadar da devam edecektir. Rabbim bizlere her türlü şirkten uzak, kâmil bir iman nasip eylesin. Salih kulların arasına katarak ebedi istirahatimizda mekânımız cennet olsun inşallah.
Selâm ve duâlarımla

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.